alive em Turco

pronúncia
s. canlı, sağ, hayatta, yaşayan, diri, hayat dolu; farkında; elektrik yüklü

Frases De Exemplo

He could still be alive somewhere.
O hala bir yerlerde hayatta olabilir.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
We've got to catch the lion alive.
Biz aslanı canlı yakalamak zorundayız.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
Nicholas certainly is lucky to be alive.
Nicholas hayatta olmak için kesinlikle şanslı.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
Nicholas could still be alive somewhere.
Nicholas hala bir yerlerde yaşıyor olabilir.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
She believes her son is still alive.
Oğlunun hala hayatta olduğuna inanıyor.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
According to the report he is alive.
Rapora göre o yaşıyor.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
I don't know if Nicholas is dead or alive.
Nicholas'ın ölü mü yoksa canlı mı olup olmadığını bilmiyorum.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
I tried everything to keep him alive.
Onun hayatta kalması için her şeyi denedim.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
This is how they catch an elephant alive.
Bu bir fili nasıl canlı yakaladıklarıdır.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
There is little hope that they are alive.
Hayatta olduklarına dair biraz ümit var.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro

Sinônimos
1. bustling: alert, lively, swarming, brisk, quick, stirring, active
2. having life: animate, breathing, living, vital, active, mortal
3. existent: extant, working, operative, functioning



dictionary extension
© dictionarist.com