liquid em Turco

pronúncia
i. sıvı, likit madde
s. likit, sıvı, akıcı, berrak, saydam, ıslak

Frases De Exemplo

A bottle is usually made of glass and holds a liquid.
Şişeler genellikle camdan yapılır ve içinde sıvılar saklanır.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
When we drink we swallow a liquid.
İçmek, sıvıları yutmak demektir.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
You should drink a lot of liquid.
Çok sıvı içmelisin.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
When ice melts it becomes liquid.
Buz erirse sıvı olur.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
After he confirms the liquid is authentic you'll switch the vial with another one containing water and a radioactive isotope so that we can track via satellite.
O, sıvının otantik olduğunu onayladıktan sonra, küçük şişeyi içi su ve radyoaktif izotop bulunan başka bir şişeyle değiştireceksin, böylece uyduyu takip edebileceğiz.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
You have to learn not to use bleaching liquid for my colourful clothes.
Benim renkli kıyafetlerimde beyazlatıcı sıvı kullanmamayı öğrenmelisin.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
A sponge absorbs liquids.
Sünger sıvıları emer.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
Instead of ink, there was some unidentified liquid in the bottle.
Şişede mürekkep yerine, ne olduğu belirsiz bir sıvı vardı.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
That liquid is harmful.
O sıvı zararlıdır.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro
Water and oil are both liquids.
Su ve yağ her ikisi sıvıdır.
pronunciation pronunciation pronunciation Reportar um erro

Sinônimos
1. fluid: elixir, solution, liquor
2. mellifluous: soft, mellow, honeyed



dictionary extension
© dictionarist.com